25 Eylül 2022 Pazar

Direnç - Kuruluş

Kivii firması için tarihi bir an başlıyordu. Şirkette çalışanları bir araya getiren proje "i-bul" uygulaması birazdan tüm ülkede hayata geçecekti. Projenin fikir babaları ,Yazılım mühendisleri Kenan ve Veliydi ancak fikrin hayata geçmesi için gereken finansal desteği toplayan , ikna kabiliyetiyle büyük firmaları , belediyeleri ve hatta iktidarı bile destek konusunda arkasına alan avukat İrem , ileri düzeyde bir iş organizasyonu ve planlamayı hazırlayan İsmet ve Veli'yle Kenan'ın eski firmasından arkadaşları İlke için se bugün bambaşkaydı. Yıllardır eski firmaları intech'te molalarda ve iş çıkışlarında başlayan , uzun uzun sohbetlerle hayallerini kurdukları o gün gelip çatmıştı. Şuan beş arkadaş kurdukları firmanın operasyon salonunda dev ekranda yükleme ekranını takip ediyordu. 

[ %97-%98-%99 app loaded.]


İsmet yüklemenin tamamlandığını görür görmez Veli ve Kenan'a dönüp seslendi:
"Üyelik alımlarını açalım."
Kenan önündeki laptop'a elini uzattı ve sol eliyle şifreyi girip enter'a basarken sağ elini yumruk yapıp havaya kaldırdı ve baş parmağı ile tamamdır mesajı veriyordu.
Veli Kenandan aldığı onayla kendi laptopuna oturup hızlıca klavyenin tuşlarında dans etmeye başladı. 15 saniye süren bu dans sonrası Veli "Portlar aktif , tüm üyelik alımları açık , Haydi herkes uygulamasını kurup bilgilerini girsin."

Ofisteki herkes hızlıca telefonlarındaki hazır kurulum dosyalarını açarken Kenan uygulamayı yeni yüklüyordu. Uygulamayı indirir indirmez Kenan da kendi bilgilerini girip üyeliğini tamamlamış ve gözünü ana ekrana çevirmişti. Henüz 3-4 dk geçmesine rağmen uygulamadaki aktif üye sayısı 50 bin olmuştu. Ekranda artık herkesin gözü üye sayısındaydı. Bir buçuk saat boyunca üye sayısının 1 milyona çıkışını izlediler. 1 Milyon olunca herkeste bir sevinç coşkusu , senkronize bir alkış vardı. Bu coşkuyu İsmet'in bağırması bozdu. "Haydi çok işimiz var. Herkes görevinin başına. İnsanlar neden üye olduysa onlara onu vermemiz lazım. " İsmetin askeri disiplinine alışan ofis çalışanları hemen bilgisayarlarına döndü. 

İlke eski iş arkadaşları yeni ortakları olan Kenan ve Veli'nin yanına gitti. Yanyana oturan bu iki arkadaşın ellerine uzanarak "Başardınız. Tebrik ederim." dedi. Veli'nin yüzünde gülümse İlke'nin iyi niyetli mutluluğuna karşılıktı ancak Kenan'ın değişmeyen dalgın ve heyecansız görünen ifadesi İlke'nin neşesini götürmeye yetti. 
"Neden böylesin Kenan? Mutlu olman gerekirken yıllardır sohbetlerde aklındaki fikri basamak basamak bizlerle paylaşır bizlerle büyütürken bugün neden neşeli değilsin?"
"Neşesiz de değilim ilke. Ama başarmadık. Başladık. Başarmak için neler neler yapmamız gerekiyor daha onları düşünüyorum. "
Derin bir off çeken ilke Kenan'ı hem anlayabilen hem hiç anlamayan biri olduğunu hatırlayıp diyaloğu uzatmaktan vazgeçti. Biliyordu ki Kenan çok derin düşünen , sürekli bir sonrasını bir sonrasını hesaplayan bir zihne sahipti. O yorucu zihinden uzaklaşmak isteyip "Başaracağız o zaman Kenan, görüşürüz" deyip diğer ekip arkadaşları ve ortaklarıyla sevincini paylaşmaya gitti. 

İrem ,  yeni uygulamarı üzerinden tüm ortaklarını yönetim odasına çağırdı. Eline bir şampanya şişesi alıp onları bekliyordu. İlke ve Veli sırasıyla girdiler içeri. İlke şişeyi görünce "Kutluyor muyuz Ollleyy" diyerek zıplaya zıplaya masaya doğru koştu. Veli yorgundu ve dinlenmeye keyfini çıkarmaya ihtiyacı olduğunu düşünüyordu. Henüz İsmet de Kenan da gelmemişti. Veli ikisini de arayarak "Nerdesiniz oğlum gelsenize beni bu akbabalarla yanlız bıraktınız!" diye telefonda şakalaşırken ilke velinin koluna vurarak "Sensin akbaba " diye tepki gösterdi. Telefonu kapatan Veli ikisinde çalışmaları gerektiğini söylediğini bu nedenle gelmeyeceklerini İremle ilkeye aktardı. İlke çok sinirlendi birden. "Hadi Kenan'ı anlıyorum da bu ismet de tam robot çıktı. İnsan kutlamaya bir kaç dakika ayırmaz mı?"
 
İrem ise sakinliğini koruyor Kenan ve İsmetin heyecanını çalışarak gösterdiklerini biliyordu. İlke ise Kenanla beraber 3 yıl çalıştığı için Kenan'ın iyi bir insan olduğu biliyor ancak İsmetle bu proje üzerine tanıştıkları için hakkında sadece katı ve otoriter tavırları nedeniyle negatif hisler barındırıyordu. İçindeki hisleri İrem ve Veliye "İsmet beni korkutuyor açıkçası. İleride çalışanların onun sertliğine katlanamayacağını düşünüyorum. Kendisine bile acıması yok adamın çalışanlarına hiç acımaz gibime geliyor. Neden daha sakin dana pozitif birine denk gelmedik ki?" aktarıp ilk ofis dedikodusunu başlatıyordu. İsmet Kenan'ın askerde tanıştığı biriydi. Kenan askerde asteğmen olarak görev yaparken İsmet de bölük komutanı bir üsteğmendi. İsmet'in askerlerin kabiliyetlerini , becerilerini arttırmada muazzam bir yeteneği olduğunu fark eden Kenan daha sonrada bağını koparmamış İstanbul'da sık sık görüşmüşlerdi. Ara ara bu görüşmelerde Veli de dahil oluyor sohbetlerinde yer alıyorlardı. O sohbetler politikadan , spordan çıkıp hızlıca her seferinde Kenan'ın ve Veli'nin ortak hayali projeye geliyordu. Bir süre sonra projeyle ilgili İsmet de fikirler yürütüp geliyor o sohbette o da değişmez bir yer ediniyordu. 
Veli İsmet ile Kenan'ın arkadaşlıklarının çok eski olduğunu Kenan'ın doğru karar aldığını tekrar İlke'ye hatırlatmak için " O adam negatif değil. Sadece disiplinli. Askeri okulda okumuş. Oradan aldığı bir kültür var. O kültüre ben de Kenan da inanıyoruz. Zamanla sen de ısınırsın" 
"Umarım ben size inanıyorum." derken İçeri Kenan girdi.
"Neredesiniz Kenan Bey? gelin de beraber kutlayalım. Ağaç olduk burada." diye karşıladı onu İrem. 
"Geldim geldim. Akışları kontrol etmem gerekiyordu. İlk arayışların başladığına ve nasıl karşılık bulduğuna şahit olmak için data'yı kontrol ediyordum. Veli belediyenin sistemi entegre şekilde karşılık veriyor. En son gelirken Avcılarda oturan birinin ütüye ihtiyacı olduğunu ve hemen belediyenin bize sunduğu kayıp eşya bürosundan bir adet ütünün kullanıcı için ayırıldığını teyit eden mesajı gördüm."
"Hadi ya. Dur hemen belediyeden Suat Bey'i arıyorum. Teyitler sonrası ürünleri hızlıca lojistik ağına katmaları gerek"

"Arama arama. Ben gelirken aradım. Biz konuşurken görevli arkadaş beyoğlu avcılar belediye otobüsünün şoförüne ütüyü götürüyordu. Kullanıcıya mesaj geçildi. Kullanıcı avcılar durağından ütüyü alacak. Ve evet İlke. Başardık. İlk iyilik bulundu."

İlke "Sen sen mükemmel bir detaysın Kenan. Anlamalıydım. Ama ben kaçmayı seçtim. Haklısın. i-bul olarak başardık. " İrem sevinçle karışık yorgunluğunu ellerini havaya kaldırıp esneyerek gösterirken koşar adım bir ayak sesi odalarına yaklaşıyordu. 
İsmet girdi içeri. Yüzünde takım arkadaşlarının alışık olmadığı neşe vardı. İlke hemen şakaya vurdu. "Adam gülüyor. Aaa İsmet gülüyor "  bu cümle kenan dahil herkesi güldürmüştü. İsmet ise şaşkınlıkla anlamaya çalışıyordu. İş zamanı iş aşk zamanı aşk felsefesinden gelen yapısı ona doğal gelirken tanımayan insanlara değişik geliyor hatta itici gelebiliyordu. Şaşkınlığı üzerinden atan ismet "Her şe yolunda. İlk iyilik beyoğlundan yola çıkan bir üt" Veli ismetin ağzına lafı tıkarak "Biliyoruz gelirken Kenan kontrol etmiş. "

İsmet sakinleşirken  oturmak için Kenan'ın sağındaki boş sandalyeye yöneldi. Refleks bir hareketle Kenan'ın saçlarını okşadı çocuk sever gibi. İrem şampanyayı sallamaya başladı. Şampanyayı patlatıp kadehleri doldurdu. Kendi kadehini havaya kaldırıp  "Arkadaşlar insanlar bizimle ihtiyaçlarını bulacak , iş bulacak , işçi bulacak iyilik bulacak!" diye sloganını tekrarladı.




 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder