7 Ocak 2016 Perşembe

Kenan Kutbay

Yok ki anlamı yok. "Neden?" lere cevap yok.Dün vardı bugün yok.. Zaten uzaktı,şimdi hiç yok.
Bir gün dilerdim,bir gün.Sabaha kadar içip dertleşebildiğim,anıları,bunca zaman içinde kendimize kattıklarımızı paylaşabildiğim bir gece dilerdim.Ama yok.Çare yok.Sessizliğe,yokluğa,hiçliğe çare yok.

Savrulduk rüzgarın içinde bulunduğumuz yerlere.Estikçe aldı bizden güzel şeyleri.Bıraktı geldiğimiz yerlerde.

1 Ocak 2016 Cuma

Post Modern Amele Günlüğü

 Bronşitim var benim.Ani soğuklarda ciğerim şişer. Hastalanırım direk.Üşüttüm geçenlerde.Her öksürdüğümde ciğerimden bir parça atıyor gibiydim.Sesinin şiddeti bile etrafımdakilerin irkilmesine sebep oluyordu.Her öksürdüğümde gözlerim sulandı.Belim ağrıdı.Bazı bazı sol kolum uyuştu.Anasını sattığım kimsesizliğime en çok şu hallerde söverdim derinden.Bazen o kadar derinden olurdu ki kendi iç sesimi duymazdım..Üzerimi giyip çıktım evden.Gecenin 03 bilmem kaçında.
 Öksüre öksüre yürüyordum hastahaneye doğru. Sövüyordum.Halsizdim.Yolda bayılsam ölüp gitsem kimin haberi olur diye kendi kendime ajıtasyon kasıyordum.Eskiden ailem götürdü en ufak şeyde.
Şimdi çok uzaklarda bir sembol gibiler sadece.Bir arada kız arkadaşım vardı.Hasta olunca rapor alıp yanına gittiğim.Ellerinde iyileştiğim. Şimdi yok ya kimse.Zoruma gidiyor bu durum. Yürüyorum aklımda bin tane anı.Her biri birer iğne oldu ,her biri başka bir acı. Taki kavşağa geldiğimde yolun kenarında,kaldırımda yerde yatan,tüm vücudunu ince bir bezle örten biri vardı.İşte o an en büyük acı içime kondu.Kızdım kendime.Sıcacık kombi yanan bir evim.Dolapta yiyeceklerim.Üzerimi örttüğüm bir yorganım vardı..Ben bunlara sahipken bu adam mı kadın mı belli olmayan benden daha kimsesiz biri vardı.Yatıyordu öyle.Yatıyordu adaletsizliğin buz tutmuş zeminine.Ellemedim.Ses etmedim.Yürüdüm hastahaneye gittim.Biraz daha güçlüydüm.Muayene oldum.Film,iğne derken çıktım hastahaneden geri döndüm. Saat olmuş 5. İnsanlar işe gidiyor.Yanından geçiyor.Aldırış etmeden.Bir daha sövdüm.Gittim yanına.Dua ettim usulca.Erkek çıkar diye.Teklifimi kabul eder o zaman rahatlıkla diye.Dürttüm.Kafasındaki bezi araladım.Bir adam.Genç daha.20 li yaşların başı.Esmer bir adam. Kalk gel bana gidiyoruz dedim.Yok abi gelmeyeyim dedi.Korkma dedim.Ev sıcak.Tekim ben. Kimse yok. Geldi.Aldı bezlerini yerden.Attırdım onları.
  Girdik eve.Biraz daha açtım kombinin ateşini. Sormadım aç mıdır diye.Gittim buzluktan donuk patatesleri çıkarıp kızarttım çokça.Koydum önüne. Ayaklarını saklıyordu. İki lokma yer misin dedim.Utandı.Biraz fırçaladım.Üstün bir ses tonuyla emir verir gibi hitap ettim ona. Önce utana sıkıla,sonra refleksen abana abana yedi.Bende abandım biraz. Rahat olsun dedim. Gel bir sıcak duş al dedim. Elbise ayarladım.Her teklifimi redediyordu.Her seferinde fırçalıyordum. Girdi duşa.Yatak hazırladım o duştayken.Çıktı giyindi. Oturdu.İltifatlar dualar etti. "Abi senden başka yok bu dünyada" dedi.. Hiç bir kadının sözü,hiç bir hakedilmiş ödül,hiç bir başarım bu söz kadar mutlu etmedi beni.

Konuştuk biraz.Hikayesini dinledim. Ailesi evden atılmış.Annesini bacısını akrabalara bırakmış.Ama kendi utanmış.Elimde ekmek yokken yük olamadım dedi. Ne iş verdi kimse,ne para dedi.Sağlamız fiziken ya abi. Kimse para da vermedi dilenirken. Okul yok bişey yok diye iş veren de yok. Aklıma migrosa sokmak geldi ama okulu yok almazlardı. Aklıma donuk patateslerden 30 liralık aldıgım için verilen elektronik tartı geldi.Çıkardım kutusundan al dedim. Geç işlek bir yere. Başta iki üç sonra 20-30 bişey geçer eline.Onu da kabul etmedi.Fırça gelmeden caydı sözünden aldı onu. Gündüzleri de bizim mağazada poşetçilik yapar müşterilerin ürünlerini poşetler bahşiş toplarsın dedim.Telefonu verdim.Adresi söyledim. Uyudu sonra.Ben biraz daha oturdum.Bir büyük  çöp poşedine sık kullanmadığım elbislerden koydum. Ağzını bağlayıp yanına bir de ayakkabımı koyup üzerine notla "Bunlar senin.Evren abin :)" yazdım. Sabah uyandığımda gitmişti.Not yazmış "abi cennete gidene kadar melekler seni korusun" Bekledim gelmedi işe. Gelemedi belki de. Düşünüp durdum.Telefonu da yoktu ulaşabileceğim.

 Bir hafta geçti üzerinden. Çocuk bir not bırakmış kapıya elektrik sayacına sıkıştırmış. Cocuğu metrobüs köprüsünde dövmüşler. Burası bizim yerimiz diye.Tartısını kırıp parasını da darp etmişler. Poşedi açtım.Tartının parçalanmış halini üzerinde bir dönercinin ismi yazan bir beyaz kağıtta Abi biraz para biriktirip kendime tartı alıp seninkini getirmeyi istemiştim.İzin vermediler abi. Dedim ya senden başka yok diye.Böyle sokaklar abi.Özür dilerim.Tartına sahip çıkamadım.Affet abi."

Canın sağolsun çocuk diyemedim.Bir daha görür müyüm seni bilmem. İnsanlığın tartısı bozuktu zaten.Kırdılar artık.Rahat etsinler. Yanından geçerken seni görmeyenler. Sen dayak yerken sesi çıkmayanlar.Tartısını kırdılar adalet denen yalanın. Melekler yok oğlum.Cennet yok.. Cehennem var ama.Burada. Yaşıyoruz işte. Parası olanın ,gücü olanın cennete çevirdiği bu yerde. Biz adaletsiz orospu çocuklarının içinde yaşıyoruz işte. Yaşıyoruz işte. Buna yaşamak denirse. İnsanlığımız yatıyor,o gece senin yattığın yerde. Bense aynı evde,aynı duvarlara bakarak. Bahtıma saydırarak devam edeceğim çocuk. Nolur gel be!