10 Mart 2016 Perşembe

Altını Islatan Adam

 2014 ün bir temmuz akşamıydı. Üç tane yavru kediyi muayene ettirmek için taşıyacaktım ordan oraya. Okuldan arkadaşım Berna'dan kedi kutusunu rica etmiştim. İşim bittiğinde kutuyla geri götürmek için akşam saat 10 gibi yola çıktım. Giderken Avcılar metrobüs köprüsünden geçtim.O istikamete giderken hep o düzergahı kullanırdım. Buraya kadar normal herşey ama bu noktadan sonra benim gibi inançsız bir insanı bile kadere acaba dedirten olaylar oldu.

 Bernalarda biraz oyalandık.Oturduk.Muhabbet ettik.Dönerken geldiğim,her zaman kullandığım istikamet yerine başka bir yoldan gitmek istedim.Metrobüs köprüsü yerine az aşağıda bulunan üst geçitten karşıya geçtim.Köprüden inmek üzereyken E-5 yan yolda hemen köprünün az ötesinde bir Otobüs kaldırıma park etmiş haldeydi ve Otobüsün arkasından uzun uzun korna sesi geliyordu. Yol boştu.Korna çalmak  için bi gerekçesi yoktu ve bir ramazan günü insanlar cami çıkışı otobüsün yarısını aldığı kaldırımdan arta kalan kısımdan arkalarına bakıp gidiyorlardı.Bir garipsedim.Orada birşey oluyordu.Hissettim.Adımlarımı hızlandırdığımda otobüsün hemen arkasında bir Megan arabanın kaldırıma yanlamasına çıktıgını ve kornaya basılı halde durduğunu gördüm.Kaza sandım ilk başta.Yaklaşınca kazaya benzer bir durum yoktu.Bir adam arabayı hiç vurmamış.Kafasını direksiyona dayamış halde arabanın içinde duruyordu.Meraklı ve korkak bakışlar seri şekilde arabanın yanından akıp geçiyordu.Hemen şoför tarafıa koştum.Adam titriyordu.Kapıyı açtım.Kriz geçirdiğini gördüm. 35-40 yaş arasında bir adam. Esmer.Zayıf biriydi. Oturduğu yerde müdahale etmem zordu.İki elimle koltuk altından göğsünü kavrayıp zorla dışarı çıkardım. Ben müdahale etmeye başlayınca iki üç adam daha koştu yanıma. Bek bilgisiz ve heycanlı dayının biri ben tersten kalbine basınç uygulamaya çalışırken su döktü üzerimize.Bağırarak  durdurdum dayıyı. Askeri okulda ilk yardım eğitimini pratikte olmasa da kağıt üzerinde görmüştük. Aklıma hemen onları getirdim.Adamı arabanın arkasına götürdüm.Ancak adamın krizi şiddetlenmeye nefes alamamaya başlamıştı.Ne kadar soğuk kanlı olmak istesemde deli gibi bir korku sardı içimi. sırtını bagaja verim.Başını geriye doğru bagaj kapağının üzerine yatırdım.Kulağına abi ne olur öksürmeye çalış dedim.Öksürürsen kalbin tekrar atacak.Nefes alacaksın.Ne olur öksür.Yoksa duracak kalbin diye yalvarmaya başladım.Bi yandan kalbine masaj yapıyordum tüm gücümle.Abi öksürmedi.Yalvardım.Abi nolur öksür diye.Bir iki denedi. Çok cılız şekilde öksürdü.Bir iki daha derken bir tane orta halli öksürük geldi.Sonra bir tane daha.Bir tane daha. Birden derin bir nefesss aldı.Sonra seri şekilde 10-15 nefes daha. Açıldı kalbi.Elim ayağım boşaldı. Ölecek diye nutkum tutulmuştu.Biraz daha nefesi düzene girmeye başladı.Bana sarıldı.Ama sımsıkı. Kimse sarılmadı bana öyle.O güne kadar.Hüngür hüngür ağlamaya başladı.Bende ağlamaya başladım. İkinci kez geçirmiş kriz.Bu kez kesin öleceğim diyormuş. Dizlerimin bağı çözülmüştü. Bir süre ağladık. Sonra dayının biri arkadaşı hastahaneye götürmemi direksiyona geçmemi istedi.Bacaklarımda gaza basacak derman yoktu.Başkasından rica ettim. Bindiler.Gittiler.

Üzerim ıslanmıştı. Kasık bölgesi yamyaştı.Dayının döktüğü su yüzünden.O şekilde 10 dakika kadar yürüdüm.27 yaşında bir adam.Altını ıslatmış çocuk gibi ağlaya ağlaya yolda yürüyordu.Görenler neler geçirmiştir aklından bilmem. Eve gittim o halde. Bahadır vardı o zaman ev arkadaşım. Şaşırdı.Anlatamadım.Gittim yatmaya.Yatamadım. Tavana baktım. Öldürmediğin için teşekkür ederim dedim.Gözlerimi kapadım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder