Yıllarımı reyondaki ürünlere , neyin nerde daha iyi satacağına , bir ambalajın insanları nasıl etkileyeceğine karar vererek geçirdiğimden midir bilmem. Gündelik hayata bakınca üşengeç bir reyon görevlisinin işçiliğini görüyorum.
Ambalajı,yeri,süsü ile genelde ürün kendini satar. Dışına aldanır insanlar.Reklamına,indirimine,kendi cebine göre beğendiğini alır.İhtiyacı olduğundan çok cezbedene yönelir.Bunun bilincindedir sektörün kodamanları.İnsanı burdan vururlar. Özel günlerde ayrı duyarlılık kasarlar.Anneler gününde annelere alacağınız selülit kremlerinde indirim yaparlar. Çok manalı olan bu hediyenin fiyatındaki cazibe ile alır insanlar.
Dışarıya bakınca,insanları gözlemleyince.İlişkilere burnunu sokunca. Yabancılık çekmiyorum. Tenekeden insanlar görüyorum.Aynı düzende kendini pazarlayan. Ambalajı kıyak,reklamı bol, görseli afilli insanlar. Dünya üzerindeki amaçları bir bezelye konservesinden farklı olmayan insanlar. Biri beni kabullensin,sevsin , övsün , önem versin diye kendini donanımlı, iyi kalpli , dostane , güzel , yakışıklı göstermeye çalışanlar. Yalanlar ,kelime oyunları , uzaktan duygusallık ve sosyal duyarlılık kasan gösterileri ile. Çoğunluk adapte olmuş bir kere bu sisteme. Geneli aynı çaba içinde. Büyük ideolojik laflarla kendilerine sardıkları ambalajın içinde kuru gürültüden ibaret bir görüntü.
Hani derler ya.Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır. Artık bu çağa ait bir atasözü değil gibi. Eskidendi o zor gününde yanında olan eş ,sevgili muhabbetleri. Mücadelenin en zor , en sert olduğu dönemlerde yalnızdır artık insanoğlu. Mücadele edip birşeyleri başardıktan sonra gelir hazıra konar sevgili insanları.Onu seven , destek olduğunu söyleyen yakınları.
Tenekeden insanlar çok malesef bayım. Ambalajına aldandığın. Yerinde olsam reyon arasında kendimi kandırmam. Bana bakma.Ben bilinçli tüketiciyim. Yemem o süslü ambalajı.O yüzden el sürmeden bıraktım. Ne de olsa ben sattım sana makarna diye nişastayı yıllarca,hunharca.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder