8 Ağustos 2014 Cuma

Dayatmalar Dünyası

 Çoğu insanı izlerken;herkesin dayatılan hayata şikayet etmeden yaşadığını fark ettim.Kendimi bildim bileli bir başkaldırış içine girdim.Önce evimde sonra okulumda sonra da "O kadar direnmeme rağmen!" bana dayatılan ve maruz kaldığım bu sistemde hep bir diklenme içine girdim.Çok şey kaybettim. Pişman mıyım? Hayır.Beni ben yapanın aslında bu eğriliklere ses çıkaran ruhum olduğunu fark ettim.
 İlkokul 3. sınıftık.Sınıf öğretmenimiz "elleri öpülesi güzel insan Selma Tural "bizi tüm Aydın vilayetinde yapılacak 3.Sınıflar Arası Seviye Belirleme Sınavına kayıt ettirmişti.Tüm sınıf girmiştik.17 yıl geçmiş hala aklımda.995 kişi girmişti sınava.Ben 3.olmuştum. Hergün dershaneden arayıp aileme "Sizin oğlanı dershanemize kayıt ettirelim buyurun bir görüşelim " teklifinde bulunsalarda ;Ailemin o yokluk ve cahiliye zamanı içinde dershaneler adına bildiği tekşey "Çok para alıyorlar" olmasıydı.Bu nedenle her seferinde istemediklerini dile getiriyorlardı.Bense meraktan yerimde duramıyordum.Laf aramızda okulun en güzel kızı da o dershaneye gidiyordu.Zengin bir aile kızıydı.Çoçukca aşktan başladı benim ilk diklenişim. Bir gün çıkıp "Silgi alıcam ben Anne !"yalanıyla dershaneye gittim.Kendimi tanıttım.Beni hemen derse aldılar.O aşık olduğum kızda sınıftaydı.Üç ders sonunda ödüllü sorulardan biriktirdiğim defterim ve kalemimle gururla kızın karşısında dururken,birazdan başıma gelicek hayatımdaki en rencide edici anıyı yaşayacağım aklıma gelmemişti.Biz dersteyken evi arayıp "Çoçuğunuz burda gelin kaydını yaptıralım."demiş dershane yöneticisi.Babam duyunca küplere binip gelmiş.Beni görür görmez sağlamından iki tokat attı o ilk aşık olduğum kızın önünde.O tokatı yerken bile dikleniyordum.
-Gelicem öldürsenizde ben dershaneye gelicem.
Müdür devreye girdi :
-Beyefendi napıyorsunuz?
(Babam hırsını alırcasına pataklarken bir yandanda)
-Ben buraya para yetiştiremem,ben göndermedim kendi kaçmış!"
-Çoçuğunuz Kontenjan kazandı ama beyefendi.
 dedi ama cehalet işte.Kontenjanı benimde ilk kez duyduğum için anlam veremediğim bir kelimeyken babam bir nesnedir diye düşünmüş olacak ki :
-Ne kazandıysa verin gidelim diye tepki verdi.
Müdür başıma vurmakta olan babamın elini tuttu
-Çoçuğunuz burs kazandı ücretsiz okuyacak
.Babam ve ben şoktaydık.Benim şokum daha fazlaydı.Çünkü babam tokatlamaya devam ediyor hissine kapılmışken aslında gururla başımı okşuyordu.Haklıydı Adam.Tek işçi maaşı.Ev almaya çalışıp 3 erkek evladını yetiştirmeye çalışırken maddi dayatmalar karşısında çaresizlikten sinirini benden çıkarmıştı.O gün kaydımı yaptırdı.Ve ogünden sonra liseden mezun olana kadar aralıksız dershanelere gittim.Hepsinde de kontenjanlıydım.Çok işime mi yaradı.Şu an çok iyi yerlerde değilim.Nedeni iyi yerlerde doğru bulmadığım herşeye bize dayatılan bu ahlaksız düzene yüksek sesle karşı çıkmamdı.
 O çoçuk büyüdü.Hava Harp Okulu'nu kazandı.Orda da diklendi.Altı ay oda hapsinde yattı.Ayrıldı.Yalnız bırakıldı.Kırkbeşbin Türk Lirası devlete borçlu şeklilde hayata devam etti.Tekrar Üniversite'yi kazandı.O borç yüzünden okuyamadı.Hep çalıştı.İş yerinde yükselebilecekken yöneticilerinin hırsızına arsızına personelin hakkını yiyenine hep diklendi.Zamanında sessiz kalıp şimdilerde bir üsteğmen olacakken o direnmeyi seçti.Pişman mıyım?Hayır.Kendi karakterinizin getirdiklerini yapmaktan çekinmeyin.Eğer yaptığınız birşeyden pişmanlık duyuyorsanız yalnış hislere kapıldığınızı belirtmek isterim.Çünkü hissetmeniz gereken asıl duygu Utanmadır!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder